Geri Dönüşüm

Atık Pilleri Dönüştürelim

atik piller
TAP

Evlerde kullandığımız taşınabilir cihazların enerji kaynağı olan piller, kullanım ömrünü tamamlamasıyla, fiziksel hasar görerek veya kimyasal değişimlere uğrayarak kullanılamaz hal almasıyla atık halini alır. Atık haline gelen pillerin onarılarak tekrar kullanılması mümkün değildir.

tap logo light

Atık piller içerdikleri ağır metaller nedeniyle diğer evsel atıklardan daha dikkatli ayrıştırılmalı ve bertarafı sağlanmalıdır. Atık piller taşıdıkları bu metaller nedeniyle AB ülkelerinde metal ihtiyacının büyük çoğunluğunu karşılayacağı düşünülüp yayınlanan AB pil direktifiyle kullanılmış atık pillerin geri dönüştürülmesi zorunlu tutulmuştur.

Atık piller, yapılarındaki ağır metaller nedeniyle biyolojik olarak çürüme göstermezler. Yapıları gereği iyi yanmadıklarından ve kütleleri yeterli oranda küçülmediklerinden yakılarak bertarafları da yapılamaz.

Geri dönüşümleri; mekanik, fiziksel + kimyasal veya termal olarak yapılabilmektedir. Kimyasal işlemlerde verimlilik düşüktür ve çeşitli kimyasalların kullanımı zorunludur. Fakat termal metotlarda yüksek verimlilik elde edilir; hatta sıfır atık durumuna da ulaşabilmektedir.

Doğamızı korumak ve yaşanılabilir çevreyi sürdürmek adına, büyük tehlike arz eden atık piller, “sıfır atık” mantığı güdülerek geri dönüştürülmeleri gerekmektedir.

Atık Pillere Ne Yapılmalı?

Ülkemizde geri dönüşüm kültürünün istenen seviyede olmaması, tüketicilerin bilinçli ve duyarlı olmaması kaynaklı evlerimizden çıkan atık piller nedeniyle toprağımız, suyumuz kirlenmektedir. Her birimizin alacağı çok basit önlemlerle doğamıza ve aslında tüm canlı yaşamına katkıda bulunabiliriz. Atık pilleri çevremizi ve doğamızı kirletmemesi için çevreye veya çöpe atmamalıyız, toprağa gömmemeliyiz; akarsulara, göllere, denizlere atmamalıyız ve yakmamalıyız.

Ülkemizde geri dönüşüm kültürünün istenen seviyede olmaması, tüketicilerin bilinçli ve duyarlı olmaması kaynaklı evlerimizden çıkan atık piller nedeniyle toprağımız, suyumuz kirlenmektedir. Her birimizin alacağı çok basit önlemlerle doğamıza ve aslında tüm canlı yaşamına katkıda bulunabiliriz. Atık pilleri çevremizi ve doğamızı kirletmemesi için çevreye veya çöpe atmamalıyız, toprağa gömmemeliyiz; akarsulara, göllere, denizlere atmamalıyız ve yakmamalıyız.

atik pil zarari

Evlerimizden çıkan çöplere attığımız atık pillerin içerisindeki karbon, çinko, demir, mangan, nikel, lityum, kobalt, kadmiyum, bakır, alüminyum gibi kimyasal maddeler çöp depolama alanlarından toprağa karışarak toprağın kirlenmesine sebep olmaktadır. Toprağın kirlenmesi toprakta yaşayan canlılara, bu toprakta yetişen bitkilere veya bu bitkilerle beslenen canlılara toksik etki yapmaktadır.

Toprağa gelen kimyasal maddelerin toprağın özümleme kapasitesinin üzerine çıkması, toprağın verim kapasitesinin de düşmesine neden olmaktadır. Atık piller topraktan sulama sularına geçerek sularımızı da kirletmektedir. Suyun kirlenmesiyle suda yaşayan canlılar ve bu suyu tüketen canlılar için de toksik etki oluşturmaktadır.

agir metaller

Bu ağır metaller insan vücudunda birçok fonksiyonun çalışmasını olumsuz etkiler. Proteinlerin fonksiyonel gruplarına bağlanır ve biyokimyasal reaksiyonları etkiler, önemli enzim gruplarının fonksiyonlarını bloke eder, çekirdek metabolizmasına ve ATP sentezine etki eder, sinirlere ve kemik dokuya zarar verir ve kansere neden olur.

Her bir ağır metal çoklu organ ve sistemi etkilemektedir. DNA hasarı, oksidatif stresin artışına bağlı olarak oksidatif protein yıkımı, mitokondri hasarı ve apoptozisin indüklenmesi gibi hücre içi metabolik süreçlerde bozukluklara neden olurlar. Ülseratif kolit, Crohn hastalığı, romatizma gibi otoimmün hastalıklara, böbrek hastalığı, alerji, egzama, astım gibi organik hastalıklara ve depresyon, migren, Alzheimer, Parkinson hastalığı gibi nörolojik hastalıklara neden olurlar.

Denekler üzerinde yapılan çalışmalarda ağır metallere maruz kalan insanlarda, ruhsal ve nörolojik etkilere bağlı davranış bozuklukları görülmüştür. Nörotransmiter üretimi ve bunların fonksiyonunda düzensizliklerin ortaya çıkması gözlenmiştir.

agir metallerin zararlari

Vücudumuzun ağır metallerle olan bu mücadelesine yardım etmenin tek yolu vücuttan ağır metallerin uzaklaştırılması ve tekrar maruz kalma ihtimalini ortadan kaldırmaktır. Bu ihtimal düşük olsa da hepimizin sağlığı için bütün dünyadaki ülkelerin bu konunun üzerinde durması gerekmektedir.

Daha bilinçli ve duyarlı bir toplumla olabilecek tüm bu kötü tablolar en aza indirilip daha yaşanılabilir bir çevreye kavuşulabilir. Bu, tek bir ülkenin üzerin düşeni yapmasıyla mümkün değildir. Doğamızın dengesinin bozulması hepimizin sonuçlarına katlanacağımız anlamına gelmektedir. Bireysel farkındalığımızın artması ve bu konuda üzerimize düşeni yapmamız elbette çok güzel olur fakat ülkelerin yetkili makamlarının bu konunun öneminin farkına varması çok daha elzemdir. Kitle iletişim araçlarıyla, sosyal sorumluluk projeleriyle, birtakım teşviklerle bu sorumlu davranışın toplum nezdinde benimsenmesi sağlanabilir. Kaynak

bir yorum yaz