7. Sınıf 5. Ünite

Din Anlayışındaki Yorum Farklılıklarının Sebepleri

pencere ve farkli bakislar

Din; Allah (c.c.) tarafından peygamberler aracılığı ile gönderilen, akıl sahiplerini kendi istek ve hür iradeleri ile hayırlı olan şeylere sevk eden ilahî kurallar bütünüdür. Bu kurallar ancak düşünen ve irade sahibi olan bir varlık tarafından anlaşılabilir. Bu sebeple din, akıl sahibi bir varlık olan insana hitap eder. Din anlayışı ise Allah’ın (c.c.) peygamberler aracılığı ile gönderdiği öğütlerin insanlar tarafından algılanma biçimidir. İnsanların düşünme ve anlama yetenekleri birbirinden farklı olduğu için din anlayışları da farklı olur.

Din, bir kurallar bütünü olarak bireylere, toplumlara göre değişmez. Ancak bireylerin bakış açısına, yaşam tarzına ve içinde bulunduğu sosyoekonomik duruma göre din anlayışlarında farklılıklar olabilir. İnsanların dine bakış açıları birbirleriyle aynı olabileceği gibi farklı da olabilir. Bu sebeple tarih boyunca dinde farklı anlayış biçimleri ortaya çıkmıştır.

din din anlayisi

Dinin amacı insanları kötülüklerden uzaklaştırarak onlara dünya ve ahiret mutluluğu sağlamaktır. Dinin kaynağı vahiydir ve değişmez. Din anlayışı ise vahyin yorumuna dayandığı için değişebilir. İnsanlar farklı sosyal, kültürel, psikolojik ve ekonomik şartlar içerisinde yaşamlarını sürdürdükleri için dini kurallara bakış açıları bunlara göre şekillenir. Fakat vahiy Allah’tan (c.c.) geldiği şekliyle kabul edilmeli ve korunmalıdır. Çünkü vahiy evrenseldir. Bu konuda Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır: “Ey Muhammed! De ki: Ey İnsanlar! Şüphesiz ben, yer ve göklerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah’ın hepinize gönderdiği peygamberiyim…”

YORUMLAYALIM
Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 metre kadar yukarıda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar.
Kimyacı: Adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış.
Fizikçi: Adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş.
Jeolog: Burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanın taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangın olasılığını azaltmayı amaçlamış.
Matematikçi: Sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış.
Antropolog: Adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş.
Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarıda olmasının nedenini sorarlar.
Adam cevap verir: Boru yetmedi!

fil ve korler

…ve Körlerin Fili Tanımlaması

din anlayisindaki farkliliklarin sebepleri

İslam dininin ilk yıllarında Müslümanlar dinî konularda Hz. Muhammed’e (s.a.v.) soru sorabiliyor ve bakış açılarını buna göre belirleyebiliyorlardı. Çünkü o, insanların dini anlayabilmesi için Allah (c.c.) tarafından görevlendirilmiş bir peygamberdi. Üzerine düşen tebliğ görevini yerine getiren Hz. Peygamber (s.a.v.), Müslümanların sorunlarına çözüm yolları gösteriyor ve davranışlarıyla onlara örnek oluyordu. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) vefatından sonra İslam dini Kuzey Afrika, Suriye, Irak, Anadolu, Kafkasya, İran, Orta Asya ve Hindistan’a kadar ulaştı. Buralarda yaşayan insanlar kendi tarihi ve kültürel değerlerinin bir kısmını devam ettirerek İslam’a dayalı yeni bir yaşam tarzı geliştirdiler. Bu toplumlar eski yaşantılarını, kültürel alışkanlıklarını tamamen terk etmeden Müslüman oldular. Bundan dolayı toplumların din anlayışları da eski kültürlerinden izler taşıyarak şekillendi.

İnsanların birbirinden farklı din anlayışına sahip olmalarının çeşitli sebepleri vardır. Bunlar insanların bireysel farklılıklarından kaynaklandığı gibi toplumun yapısal özelliklerinden de kaynaklanabilir. Dünyadaki bütün insanlar birbirinden farklıdır. İnsanların görüntü ve biçimleri nasıl birbirlerinden farklıysa kişilikleri, huyları, akıl ve düşünme yetenekleri de farklıdır. İnsanlardan bazıları dinin şekil ve merasim boyutunu önemserken bazıları da dinin özünü ve anlam boyutunu ön planda tutabilir. Bundan dolayı da dini anlama ve yaşama biçimlerinde farklılıklar oluşur.

Toplum değişken bir yapıya sahiptir. Yeni ortaya çıkan sorunların çözüme kavuşturulması sürecinde dini anlayışlar ve yorumlar devreye girer. Böylelikle insanların bireysel ve toplumsal problemlerine çözümler üretilmiş olur. Toplumun ihtiyaçlarını karşılayabilmek için din, temel ilkelerine bağlı kalmak şartıyla toplumun yeni ihtiyaçlarına göre yorumlanabilir.

Toplumların ekonomik düzeyleri de farklı din anlayışlarının ortaya çıkmasına sebep olabilir. İş koşulları, çalışma şartları, ihtiyaçların azlığı ya da çokluğu gibi durumlar dini meselelere farklı yorumlar getirilmesine yol açabilir.

din anlayisindaki farkliliklarin sebepleri2

Din anlayışında farklı yorumların ortaya çıkması bir zenginlik olarak görülmelidir. Eğer dinin kuralları farklı biçimlerde yorumlanamaz olsaydı yaşanması zor olurdu. İslam tarihi boyunca ortaya çıkan farklı anlayışlar hayatı kolaylaştırmıştır. İslam’ın farklı kültürlere sahip milletler arasında yayılmasında bu zenginliğin önemli bir etkisi olmuştur. Çünkü insanlar İslam’ın farklı yorumlarından kendilerine uygun olanı kolayca seçebilmişlerdir.

Sonuç olarak bizler, aramızdaki din anlayışı farklılıklarını bir zenginlik olarak görmeliyiz. Farklılıklarımızı bir problem olarak görmek yerine daha çok benzerliklerimizi ve birleştirici unsurlarımızı gündemde tutup birbirimizi sevmeli ve Yüce Allah’ın bizi kardeş ilan ettiğini unutmadan birlikte kardeşçe yaşamalıyız.

Benim kırmızı gördüğümü başka birisi de kırmızı olarak görüyor mu? Mavi zannettiğimiz şey aynı mavi mi? Yeşil deyince aynı yeşilden mi söz ediyoruz?

Gerçekten bir şeye bakan herkes o şeyi olduğu gibi görebilir mi?
Haydi şu toplara bakalım. Bakalım toplar ne renk?

bir yorum yaz