5. Sınıf 5. Ünite

Musikimizde Dinin İzleri

dini musiki

Musiki, kulağa hoş gelen sesler dizisi ve müzik anlamına gelir. İnsanların kendilerini ifade etmede kullandıkları araçlardan biri olarak musiki, duygu ve düşüncelerin notalara dökülmüş şeklidir. Sanatçılar tarafından oluşturulan ve farklı tarzlarda seslendirilen eserler toplumun ortak duygularını harekete geçirir ve onları birbirine yaklaştırır.

İslam kültüründe musiki önemli bir yere sahiptir. Bunun en güzel örneklerinden biri, Peygamberimizin ilk ezanı, sahabenin en güzel seslilerinden biri olan Bilal-ı Habeşî’ye (r.a.) okutturmasıdır. İslam tarihi boyunca duygu ve düşüncelerin ifade edilmesinde musiki önemli rol oynamıştır. Böylece dinî içerikli bir musiki türü olan “dinî musiki” ortaya çıkmıştır. Dinî musiki içinde hem içerik hem de şekil yönüyle diğer türlerden ayrılan ve tasavvufi konuları da içeren bir tür olarak “Tasavvuf Musikisi” de ortaya çıkmıştır. Tasavvuf musikisinde ney, kudüm, tambur ve bendir gibi özel bazı çalgılar kullanılır. İlahi, naat, kaside ve münacat tasavvuf musikisinin türlerinden bazılarıdır.

Bir kültürü anlamak ve bilmek, o kültürde yer alan (dini, dili, edebiyatı, sanatı ve) müziği bilmekle mümkündür. Türk Kültürünü anlamak ve bilmek de musikimizi ve din kültürümüzü bilmekle mümkündür. Yahya Kemal Beyatlı’ya kulak verelim:

Eski Mûsıkimiz – Yahya Kemal Beyatlı

dini muzik aletleri

Çok insan anlayamaz eski musikimizden
Ve ondan anlamayan bir şey anlamaz bizden.
Açar bir altın anahtarla ruh ufuklarını,
Hemen yayılmaya başlar sadâ ve ruh akını.
Ve seslenir büyük Itri, semâyı örten ruh,
Peşinden dalgalanır bestesiyle Seyyid Nuh.
O mutlu devrede Itri’ye en yakın bir dost,
Işıklı danteleler bestekarı Hafız Post…
Bu neslin ortada dahicedir başardığı iş,
Vatan nasıl karışır musikiyle göstermiş.

Bu yaz kemençeyi bir dinledinse Kanlıca’da,
Baharda bir gece tamburu dinle Çamlıca’da.
Bu sazların duyulur her telinde vatan,
Sihirli bir rüzgar eser daima bu topraktan…

Evet, bu eski nesil şerefli bir âlem açar,
Duyuşta ince zamanlardan inkıraza kadar.
Yüz elli yıl, sıra dağlar birer birer yükselir
Ve akıbet Dede’nin anlı şanlı devri gelir.
Bu musikiyi O, son kudretiyle parlattı;
Ölünce, ülkede bir muhteşem güneş battı.

Dinî musiki içinde, ilahilerin özel bir yeri vardır. Edebiyatımızdaki dinî içerikli şiirlerin bestelenmiş şekli olan ilahiler, törenlerde sıkça kullanılmaktadır. Kültürümüzde ilahilerin yanı sıra çok sayıda dinî içerikli gazel ve kaside de bulunur. Itrî tarafından bestelenen Salavât-ı Ümmiyye ve Süleyman Çelebi tarafından kaleme alınan Mevlit, kandil gibi önemli gün ve gecelerde seslendirilerek İslam dininin musikiye olan etkisini gösteren en güzel örnekleri oluşturmuşlardır.

dini muzik turleri
ezan tekbir

Günde beş defa duyduğumuz ezanlar, namaz vakitlerine göre farklı makamlarda okunmaktadır. Türkiye’de
ezanların okunuşunda genellikle şu makamlar uygulanmaktadır:
Sabah ezanı:
Saba ve Hüseyni
Öğle ezanı:
Rast ve Hicaz
İkindi ezanı:
Rast, Hicaz ve Uşşak
Akşam ezanı:
Segah
Yatsı ezanı:
Rast, Hicaz, Beyati’ ve Uşşak

Yüzyıllar öncesinden gelen birikimin sonucu olarak ortaya çıkan dinî musikimiz, önemli sanatkârların katkılarıyla bugünkü zenginliğini kazanmıştır. İsmail Dede Efendi, Itrî, Hacı Arif Bey, Tanburi Cemil Bey, Münir Nurettin Selçuk musiki alanında tanınmış önemli şahsiyetlerdendir. Günümüz Türk müziği üzerinde de dinin etkisini görmek mümkündür. Pek çok şarkı ve türkü içerisinde Allah, melek, cennet, cehennem, dua gibi dini içerikli kelime ve kavramları görebiliriz.

Somucu Baba filmini izlemek için tıklayın

bir yorum yaz